Karbon Fiyatlandırma Gelirlerinin Tekrar Kullanımı

İklim değişikliği ile mücadele politikaları, sera gazı emisyonlarını azaltmak için doğru teşvikleri sağlamak ve başlıca sektörler üzerine gereğinden fazla mali yük getirmemek adına iyi bir şekilde tasarlanmalıdır. Politika sayesinde elde edilen gelirlerin özel olarak tahsis edilmesi (earmarking), emisyon tasarruflarına fon sağlayan ya da ekonomideki hassas sektörler üzerindeki mali yükleri hafifleten tedbirler için harcama yapılması uygun bir yaklaşım olabilir.

Karbon fiyatlandırma gelirlerinin tekrar kullanımında İngiltere ve Alberta (Kanada) uygulamaları iyi örnekler sunmaktadır. İngiltere’de, 2001 yılından beri ticari işletmelerde enerji kullanımından karbon vergisi alınmaktadır. Bu vergi, daha düşük karbonlu yatırım seçeneklerini teşvik etmeyi amaçlamaktadır ve tedarikçilerin müşterilerine sağladığı enerjinin yakıt kaynağına özgü harç bedelleri uygulamaktadır. Harçların bu şekilde uygulanması, iş dünyasında, özellikle de uluslararası ticaret yapan enerji yoğun şirketler üzerindeki etkilerine dair endişeler yaratmaktadır. Bu endişelere çözüm bulmak amacıyla, karbon vergisiyle birlikte birçok tamamlayıcı tedbir devreye konmuştur. Aşağıda bazı örnekleri verilmekte olan bu tedbirlerin hedefi, vergi sayesinde elde edilen gelirleri tekrardan kullanmak ya da bazı sektörlere uygulanan vergi oranlarını aşağı çekmektir:

  • Verginin getirdiği maliyetleri telafi etmek üzere Milli Kurumsal Sigorta oranları düşürülmüştür. Milli sigorta ödemeleri bir şirket içerisindeki çalışan sayısıyla bağlantılı olduğundan, yüksek sayıda çalışanı olup da enerji kullanımı düşük olan şirketler, en fazla net faydayı elde edebilmektedirler.
  • Vergiden elde edilen gelirler, düşük karbonlu yatırımlara fon sağlamak ya da sistemleri desteklemek üzere yönlendirilmiştir. Enerji verimliliği yüksek ekipmanlar için vergi indirimi, enerji azaltım projeleri için krediler ve ücretsiz saha enerji denetimleri gibi uygulamalar bu kapsamda yürütülmektedir.
  • Enerji verimliliğini veya karbon yoğunluğunu arttırmak için anlaşmalar yapan bazı sektörlere daha düşük vergi ödeme olanakları sunulmaktadır. Bu anlaşmaların karşılaması gereken bazı hedefleri bulunmaktadır. Bu sistem halihazırda 50 adet sanayi sektörünü ve alt sektörünü kapsamakta olup 9000 civarı tesisi içermektedir ve Birleşik Krallık dahilinde enerji verimliliğinin yukarı çekilmesinde önemli bir teşvik sağlamaktadır.

Elde edilen gelirlerin, tekrar kullanım yoluyla yapılan ödemelere eşit olmasıyla, toplamda verginin devlete net bir gelir getirmemesi hedeflenmektedir.

Alberta’da 1 Ocak 2017 tarihinde yeni bir karbon vergisi yürürlüğe konmuştur. Bu vergi, konut ve ticari işletmelerde ulaşım ve ısınma amacıyla kullanılan yakıt tüketimini kapsamaktadır. Bu vergi, bölgeye özgü emisyon yoğunluğu azaltma hedefleri getiren Emisyon Kaynakları Yönetmeliği (Specified Gas Emitters Regulation-SGER) bağlamında elde edilen deneyimlerden faydalanmakta olup, tesislerin emisyon azaltma hedefleri kapsamında tesislere, ton emisyon başına bir ödeme mükellefiyeti getirmektedir.

Vergi ve SGER ile elde edilen gelirler, sera gazı emisyonlarını azaltmayı hedefleyen girişimler için ve Alberta’nın iklim değişikliğine kendini uyum sğlama kabiliyetini geliştirmek amacıyla kullanılacaktır. Düşünülen diğer kullanım alanları: tüketiciler, işletmeler ve topluluklar için uygulanan karbon vergisinde bazı düzenlemeler yapmak, vergi tutarı ya da oranında indirimler sağlamak ya da vergi kredileri vermektir. Toplamda, elde edilen karbon vergisi geliri, yeniden ekonomiye aktarılacak ve Alberta sakinlerine iade edilecektir. Böylece yeşil ekonomi desteklenecek, verginin düşük ve orta gelirli aileler ve küçük ölçekli işletmelere getirdiği yük hafifletilecektir.

“Türkiye için Piyasa Temelli Emisyon Azaltma Politikalarının Değerlendirilmesi” çalışması, gelirin tekrar kullanımı politikalarının Türkiye’de ne şekilde uygulanabileceğini de araştırmayı amaçlamaktadır. Genel olarak 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, gelirlerin özel bir harcamaya tahsis edilmesine yasak getirmektedir ve bu da, gelirlerin tekrardan kullanımı politikaları açısından bir engel oluşturmaktadır. Ancak izin verilen bazı istisnalar söz konusudur:

  • Kamu kurum ve kuruluşlarına, özel gelir-gider uygulama süreci ile özel amaçlar için gelir elde etmeleri için müsaade edilebilmektedir (Örneğin; Çevre Katkı Payları).
  • Kamu kurum ve kuruluşları, elde edilen gelirler ve yapılan harcamaları yönetmek amacıyla, bir kamu bankasında ya da bir idarenin bütçesinde ayrı bir tertip içerisinde farklı bir hesap yönetebilmektedirler (Örneğin; Türkiye’de Yapılacak Uluslararası Gençlik ve Spor Organizasyonlarının giderlerinde kullanmak üzere oluşturulan özel hesap, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bünyesinde oluşturulan özel hesap).

Özet olarak, gelir getiren iklim değişikliği politikaları, düşük veya orta gelirli aileleri, küçük ölçekli işletmeleri ya da yoğun enerji kullanımı olan ticaret ve sanayi işletmeleri gibi hassas sektörleri olumsuz etkileyebilir. Gelirlerin tekrar kullanımına yönelik mekanizmalar, bu olumsuz etkileri hafifletip, bir yandan da odağında emisyon azaltma faaliyetleri bulunan destekler sağlayabilir. Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından güncel olarak yürütülen çalışmalar, bu gelirin tekrardan kullanım tedbirlerinin, Türkiye’de gelecekteki muhtemel iklim değişikliği politikalarında ne şekillerde uygulanabileceğini araştırmaktadır.